|ısparta haber|seçilenler|siyaset|Ekonomi|ısparta ilçeleri|ıspartaspor|Türkiye|sdu|Sağlık|Teknoloji|Magazin|Video|Kadın|Dünya
 

bizim gözümüzle tekel iscilerinin hukuki durumu

yogun mailler nedeniyle konuyu etraflica inceleyelim.4/c nedir. uygulamada nasil sonuçlari vardir

Kategori  Kategori : Türkiye
Tarih  Tarih : 07 Şubat 2010 16:15

11 Punto 13 Punto 15 Punto 17 Punto Yazı Boyutu

Tekel işçileri, 15 gündür Ankara'da her türlü hükümet engeline ve zor kış koşullarına rağmen direniyor. Neden direniyorlar? Yanıtları, 4C'li olmayacağız. Pekin nedir bu 4C.

Yasa şöyle: 657 sayılı devlet memurları kanununda Kamu hizmetlerinde memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel A, B ve C fıkralarıyla tanımlanıyor. A fıkrasında kadrolu devlet memurları B fıkrasında Sözleşmeli personel, C fıkrasında da özelleştirmelerden dolayı başka kamu kurumlarına yarlaştirilecek Geçici personel tanımları yer alıyor. 

C statüsünü tanımlayan ilk koşul bir yıldan az süreli veya mevsimlik hizmet olması. Bu göreve de Bakanlar Kurulu'nun karar vermesi gerekiyor. İşte bu şekilde çalışanlara 4C'li deniyor. Tekel işçileri için bu maddenin uygulanmasının anlamı şu: Bu maddeye göre çalışan bir işçi en çok 10 ay çalışacak. Bu en yüksek süre. Gerçekte ise bir yıl içinde çalışılan ay sayısı 4'e kadar düşebiliyor. Peki maaş ne kadar? Tamı tamına 630 türk lirası. İşte Tekel işçilernin kabul etmediği koşullar bunlar. Kaldı ki özelleştirilen işyerlerinde pek çok işçi, 4C kapsamına bile alınmadı. İşsiz kalan işçi sayısı on binlerle ifade ediliyor. 

2003 yılında özelleştirme sonucu 4C kapsamında başka kurumlara nakilleri yapılan Sümerbank işçileri 13. saat programının konuğu oldular. Eski sümerbank işçileri, tekel işçilerine verdikleri mücadelenin çok önemli olduğu ve yılmadan sürdürmeleri mesajını verdiler.

4/C’nin ne demek olduğunu kanunun uygulamasi ile, kısaca bir kez daha hatırlamakta fayda var.

Tekel işçileri, 4/C’ye geçince,

-Ücretleri yarı yarıya azalacak

-Yılda 10 ay para alır, 2 ay alamayacaklar

-Kıdem tazminatları, iş sonu tazminatları olmayacak

-Yıllık ücretli izinleri yoktur

-Sendikalı olamazlar

-Toplu iş sözleşmesi yapamazlar

-İş güvenceleri yoktur, işe iade davası açamazlar

-İstirahat alırsa parasını alamazlar.

Bakanlar 4/C’yi bilmiyor

Önce Devlet Bakanı Hayati Yazıcı söze başladı, söyledikleri tek yanlı, hükümet taraflı bakış olmakla birlikte yalanı, yanlışı ve hastalıklı bir bakışı yoktu. Sonrasında keşke Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Çalışma Bakanı Ömer Dinçer tek kelime etmeselerdi. Çünkü birisinin görüşü hastalıklı diğerinin ki ise yanlıştı.

Sondan başlayalım Bakan Dinçer, 4/C’nin çok iyi bilinmediğinden dem vurup kendisi baltayı taşa vurup 4/C konusunda hiçbir şey bilmediğini ortaya koydu. Diyor ki Dinçer, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun (DMK) 4 üncü maddesinin C beni kapsamında olanlar, 657 sayılı DMK’nın haklarından da 4/C’liler yararlanıyormuş. Yanlış külliyen yanlış, hiçbir 4/C’li 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun hiçbir maddesi ile ilgili değildir. Hiçbir hakkından hukukundan da yararlanamaz. Bakanın yanlış bilgisini düzeltmesini isterim.

Bu arada Bakan Dinçer’in bile bile milletin gözünün içine bakarak yalan söylediğini ve milleti kandırmak istediğini ise aklımın ucundan bile geçirmek istemediğimi de eklemek istiyorum.

Tam 38 gündür eylemdeler. Son çare olarak başladıkları açlık grevinin ise 3. günü. Onlar hükümeti, Başbakan'ı ve kendilerine tanınan 4-C yani sözleşmeli personel statüsünü protesto ediyorlar.

AK Parti'nin TEKEL işçileri için bulduğu formül, özelleştirilen işletmelerdeki tazminatını almayıp çalışmak isteyen işçileri, 4-C statüsüne geçirmek.

Yani geçici sözleşmeli personel statüsü. Buna göre TEKEL işçileri kıdem ve ihbar tazminatı alamayacak, sendikalı olamayacaklar. Üstelik kendilerine ikramiye de ödenmeyecek.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan TEKEL işçilerini yan gelip yatmakla suçluyor. Peki işçilerin ısrarla karşı çıktığı 4-C ne demek ve neleri kapsıyor?

657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre, memurlar ile sözleşmeli ve geçici personeller; A, B, C fıkralarıyla tanımlanıyor.

C fıkrası, özelleştirmelerden dolayı başka kamu kurum ve kuruluşlarına yerleştirilecek geçici personelleri kapsıyor. C statüsünü tanımlayan ilk koşul bir yıldan az süreli veya mevsimlik hizmet olması. İşte bu şekilde çalışanlara 4-C'li deniyor.

Peki TEKEL işçileri için bu uygulama ne anlama geliyor?

Bu maddeye göre bir işçi en çok 10 ay çalışabiliyor. Bu süre 4 aya kadar inebiliyor. Geçici personellere, tahsil dereceleri dikkate alınarak belirlenecek brüt aylık ücretler ödeniyor.

Özelleştirilen işyerlerindeki pek çok işçi, 4-C kapsamına da alınmadı. İşsiz kalan işçi sayısı on binlerle ifade ediliyor.

Hizmet sözleşmesi feshedilen işçilere; kıdem ya da ihbar tazminatı da ödenmiyor.

Bakan Mehmet Şimşek’in ise söyledikleri akıllara ziyandı. 72,5 milyonun hakkını savundukları için Tekel İşçilerinin taleplerini yerine getirmeyeceklerini, 4/C’li olmaları gerektiğini, hatta bir takım lutüflarla 4/C’lilerin durumunun düzeltileceğini söyledi.

Önce durumu ortaya koyalım, Mehmet Şimşek’e soralım.

1-72,5 milyon ülke evladı, Tekel işçileri 4/C’li olsun mu diyor? Bu konuda referandum mu yaptınız yoksa referandum yapabilir misiniz? Buna yüreğiniz yeter mi?

2-Nüfusun yüzde 80’den fazlası emekle geçinen 72,5 milyon emeği ucuzlaştırın, işçilere az para verin, memurları süründürün mü diyor?

3-Yoksa bir avuç İMF sermayesi, Türk’ün emeğini ucuzlaştır, biz de gelip emek sömürücüsü, insan kemiricisi olalım mı diyor?

4-Domuz grini aşısı için ülkenin milyonlarını yurtdışına akıtırken, 72,5 milyonun hakkını savunmayı unuttunuz mu?

5-Özelleştirmelerle ülkenin 80 yılda biriktirdiği değerleri üç otuz paraya satarken 72,5 milyonun hakkınız savunmak aklınızın ucundan geçti mi?

6-Bütçenin büyük bir kısmını faizci ve rantiyecilere aktarırken 72,5 milyonu aklınıza getirdiniz mi?

7-Sadece SGK bazlı teşvikler ile sanayici ve işadamlarına 6,8 milyar lira kaynak aktarırken 72,5 milyonu düşündünüz mü?

8-Üç kuruşa satılan Tekel içki işletmelerinin bir yıl sonra sadece yüzde 10 hissesinin daha fazla paraya satıldığını gördüğünüzde 72,5 milyonu hatırlamış mıydınız?Eylem kırıcı karar alacaklar

 
yalçin bayer in  enteresan bir yazisini asagida yayinliyoruz:
 
 
Ankara'daki Tekel işçilerinin eylemlerinin arkasında ne var?

‘İktidar işçi dostu değildir’ diyordu Türk-İş’e bağlı Tek Gıda İş Sendikası Genel Başkan Danışmanı Yrd. Doç. Engin Ünsal... TTA’nın (Tekel) yaprak tütün işletmelerini kapatma kararını uygulamaya koymasını eleştiriyordu Ankara’daki köşemizde...

Tekel’in özelleştirmeden sonra ‘işlevsiz’ bırakılan 12 bin işçinin hak Arama eyleminin arkasında neler yaşanıyor?

Hak-İş Başkanı Salim Uslu telefonla arıyor; iş hukuku uzmanı Doç. Ünsal’ın “İktidarın, sendikanın bu ve benzer konularındaki direnişini kırmak için Çalışma Bakanlığı aracılığı ile Tek Gıda-İş Sendikası’nı yetki aşamasında etkisizleştirmek ve yandaş sendika Hak-İş olarak güçlendirmeye çalışıyor” sözlerine tepki gösteriyor. “Bu işlerin arkasında başka oyunlar dönüyor” diyor.

Biliyorsunuz Tekel’de yaşanan rezillikleri yıllardır yazıyoruz. Ama son gelişmeleri de özetlemek gerekiyor. TTA’nın (Tekel), içki ve sigara üniteleri özelleştirilince, kapatılan 100 dolayındaki (4’ü de yılbaşında kapanacak) yaprak tütün işleme depolarında çalışan işçiler ‘açıkta’ kaldı; hükümet de onları unuttu!

Çalışma Bakanlığı müfettişleri, Tekel’de ‘gıda’ üretimi kalmayınca kalan işçileri ‘ticaret-büro’ (17 nolu işkolu) sınıfına sokma kararı aldı. (TTA’nın tek kalan tuz işletmesi ise ‘maden işkolu’nda)

Tek Gıda-İş Sendikası, 12 bin tütün üyesini kaybetmemek ve yetki almak için ‘yedek’ bir sendika kuruyor hemen... Tek Gıda İş Sendikası bünyesindeki sendikacılara kurdurulan sendikanın adı; Türk Büro-İş... (Yeri, Tek Gıda İş’in, Kartal Cevizli’deki şubesinde). Türk-İş’e bağlı aynı işkolunda Koop-İş ile Tez Koop-İş adlı iki sendika daha bulunuyor.

(Salim Uslu, Hak-İş’in ticaret-büro işkolunda sendikası olmadığını söylüyor.)

Tek Gıda-İş Sendikası, bakanlık müfettişlerinin ‘işkolu’ değiştirilmesine ilişkin raporu aleyhine İstanbul 6. İş Mahkemesi’ne dava açıyor ve kazanıyor.

Bu arada Hak-İş’in bünyesindeki Birlik Orman-İş Sendikası da, bakanlığa başvurarak buranın ‘tarım iş kolu’nda olduğunu iddia ediyor; ancak bu başvurusu reddediliyor.

Bunun üzerine TTA (Tekel) Genel Müdürlüğü avukatları, İstanbul 7. İş Mahkamesi’nin kararına Yargıtay 9. Hukuk’ta itiraz ediyorlar.

İKİNCİ BİR DURUM...

Bu arada ilginç bir gelişme oluyor. Tek Gıda-İş, Tekel’in kapatılan Kartal’daki (Cevizli sigara fabrikası alanı) 434 dönümlük arazisinin Hazine’ye devrine ilişkin (Yeni kurulacak Şehir Üniversitesi için) Özelleştirme Yüksek Kurulu kararına karşı Danıştay 13. Dairesi’nde dava açıyor ve oybirliğiyle yürütmenin durdurulması kararını alıyor.

18 Kasım tarihinde ‘sürpriz’ bir gelişme oluyor. Tek Gıda İş Sendikası, Cevizli sigara fabrikasının yerinin Hazine’ye devrine ilişkin davayı kazanmışken Danıştay’daki dava dilekçesini geri çekiyor.

İlginçtir, aynı gün de, TTA (Tekel) Genel Müdürlüğü, İstanbul’daki 6. İş Mahkemesi’ndeki dosyanın temyizinden vazgeçiyor. Yani davalar takas edilmiş oluyor.

NEYİN PAZARLIĞI

Hak-İş Genel Başkanı Salim Uslu “Bu durumu ne ahlaki ne vicdani bulmuyorum. Bir işveren sendika lehine; sendika da Tekel’in arazisi üzerindeki itirazını nasıl geri çekerler?” diye soruyor. Uslu şöyle devam ediyor:

“Yargıdaki dosyalardan karşılıklı olarak feragat edilmesinden sonra Tek Gıda İş’e taviz veriliyor. Sendika işçileri Ankara’da toplarken, 12 bin işçiyi özlük hakları ile kamu kuruluşlarına geçirilmesini istiyor; nedense işyerlerinde kalsın diye değil... Bu neyin uzlaşması? Tek Gıda İş, niye davadan feragat etti. Bu işçiye niye anlatılmıyor da eyleme zorlanıyor? Burada bir ‘gizli pazarlık’ vardır. İşçi bunu biliyor mu? Burada, sendika meselesi başka, işçinin mağduriyeti başkadır. Şimdi de sendika, işçilere kendisini affettirmek için eylem yaptırıyor. Herhangi bir hükümet, attım-sattım, ne haliniz varsa görün diyemez. İşçi sınıfına ihanet edilmiştir.”

Uslu, “Burada kimler rol alıyor?” sorusuna “Tek Gıda İş’in iki yöneticisi; Genel Sekreter Mecit Amaç ile sendikanın Genel Eğitim Sekreteri Mustafa Akyürek... Av. Gökhan Candoğan’a davayı geri çek diye talimat veriyorlar. Sonrası skandal... "

Tek Gıda İş’in Başkanı Mustafa Türkel, Türk-İş’in Genel Sekreteri olduğunu hatırlatalım.
Bu durum, kamuoyunda savunulacak bir şey değildir. Hele polisin işçilere tavrı hem insani değil, hem de hukuk dışıdır? Buna İLO yarın ne diyecektir?"
 
simdide siyasi elestiriler
 
YANDAŞ MEDYA KÖR OLDU

Akşam gazetesi yazarı Serdar Akinan, bügün yazısında Odatv’nin de dikkatini çeken bir konuya değiniyor. Haklarını aramak için meydana çıkan Tekel işçilerinin, kimseye zarar vermedikleri halde polis tarafından acımasızca dövülmelerine yandaş medyanın tutumu Akinan’ın da gözünden kaçmıyor.

Türkiye’de gündemi belirleyen bir oluşumdan da bahseden Akinan’ın “Körlük” başlıklı yazısı şöyle:

“Binlerce Tekel işçisi Ankara'nın göbeğinde feci şekilde dövüldü.

Fabrikaları kapatılan, gelecekleri tehdit edilen bu işçiler aileleri, çocukları ve kendileri için onurlu bir hak arayışı sergiliyorlardı.

Hiçbir yere saldırmadılar. Kimseye zarar vermediler.

Türkiye'nin dört bir yanından gelip, geleceklerini ellerinden alan hükümeti, demokratik haklarını kullanarak protesto ettiler.

Görüntüden rahatsız olan hükümet ise bu işçileri döverek dağıttırdı... Bu rezillik neresinden bakarsanız bakın önemli bir haberdir. Fakat dün dehşetle gördük ki hükümete yakın gazetelerin hiçbirinde bu olaylara yer verilmedi.

İktidara yakın bazı yazarlar ise hiç utanmadan hak ararken meydan dayağı yiyen işçilere 'Ergenekoncu' göndermesi yapabildi.

Hak arayan işçiler 'şer odağı'... Elbette dayak yiyecekler... Bunu haber yapan da zaten Ergenekon medyası...

Medyanın bu Goebbels'leri artık mide bulandırıyor.

İktidarın işçilere yönelik açık baskı, hak ihlali ve saldırılarını tartışamazken bu kalemlerin hemen her gün 'demokrasi', 'özgürlükler' ve 'açılım' kelimelerini ucuz bir sos gibi yazılarına boca etmelerini nasıl izah etmeliyiz?

İktidar ve medya ilişkisi gerçekten son derece sorunlu bir ülkede yaşıyoruz.

Bu sütünda, defalarca, bu ilişkinin yapısal bozukluğunun sistemin tamamını zehirlediğinden bahsetmişimdir.

Önceki gün Tekel işçilerinin maruz kaldığı çirkin ve kabul edilemez saldırıyı 'görmeyerek' sicillerine unutulmaz bir çentik attı bu cenah.

Aslına bakarsanız şunu da açık açık konuşmak gerekmiyor mu? Konuşulması gereken konulara karar veren bir kolektif oluştu.

Medyanın her iki ayağı için geçerli bir tez bu...

Kürt meselesi konuşulacak... Konuşalım... Birileri memleket gündemine karar veriyor ve biz aylardır mesela 'Kürt açılımı' konuşuyoruz.

Ciltler dolusu yazı yazıldı, binlerce saat yayında, yüzlerce farklı adam sadece bu meseleden konuştu.

Aylar geçti... Ortada somut tek bir şey var mı? Yok...

Bursa'da yerin yüzlerce metre altında 19 işçi göz göre göre ölüyor. İşçileri bu kadar vahşi bir şekilde ölüme mahkum edenler hakkında insanlığımızdan utandıracak kadar az konuşuyoruz.

İstanbul'da itfaiye işçileri dayak yiyor... Gören bilen yok... Sendikacılar gözaltına alınıyor... İşiten yok.

Her ay binlerce insan işsiz kalıyor. Yuvalar dağılıyor, cinayetler artıyor, suç patlıyor... Biz ne konuşuyoruz? Demokrasi...

Kavramların içini boşaltıp, anlamını esnetmekte mahir bu adamların sicilini nereden okumak gerek?

Amerika’nın Irak işgalinden...

Tezkerenin tartışıldığı günlerde köşelerinden Amerika lehine avaz avaz bağıran bu 'muhafazakar' kalemler Irak’ta bir milyon insanın öldürülmesi karşısında aynı şeyi yapmadılar mı?

Hemen kör oldular.

Dün Tekel işçilerinin maruz kaldığı saldırıyı göstermemeleri de aynı sebepten ötürü...

Körlük... Kasıtlı bir körlük bu...

Artan bu körlüğün nedeni çok açık.

Vicdansızlık ve ahlaksızlık...”

 

 
kaynaklar:
 
657 sayili kanun yorum ve açiklamalari
is kanunu yorum ve açiklamalari
1982 anayasasi
yargitay.gov.tr
danistay.gov.tr
hukuki.net
memurlar.net
hurriyet.com
aksam.com
alitezel.com
odatv.com
analiztv.com
milliyet.com
haber7.com
yenisafak.com
zaman.com.tr
guncelle.com
sozlesmelihaber.com
nationalturk.com
haberler.com
internethaber.com
habervitrini.com
mevzuat.gov.tr
adalet.gov.tr
sgk.gov.tr

 

      HABERİ PAYLAŞ Bookmark and Share
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

 

ANKET

SİZCE ISPARTA BELEDİYE BAŞKANI GÜNAYDIN BAŞARILI MI ?



Tüm Anketler

 
   
 
 

DÖVİZ

  Döviz Alış Satış
  Dolar 1.8236 1.8324
  Euro 2.3158 2.327
 

SON HABERLER

 

Kullanım Şartları | Reklam Verin | Künye | RSS | Bize Ulaşın |

Tüm Hakları Saklıdır & ispartanews.com
 

isparta haberleri Rss Haber, ısparta haber,ısparta haberler,ısparta news,haber ısparta,ısparta secim,ısparta siyaset,akp aday,haber32,manset32,