| |||||||||||||||||||||
| |ısparta haber|seçilenler|siyaset|Ekonomi|ısparta ilçeleri|ıspartaspor|Türkiye|sdu|Sağlık|Teknoloji|Magazin|Video|Kadın|Dünya | |||||||||||||||||||||
Isparta Yine Kabusa Boğuldu
Ramazan Acarın güncel köşe yazısı
Isparta Belediyesine yapılan operasyonun ardından sonunda iddianame ortaya çıktı. İddianamede ortaya konan iki ayrı örgüt yapılanması adeta Belediyeyi çiftlik gibi yönettiklerini ortaya çıkarıyor. Belediye Başkanı Sayın Günaydın’ın aile fertlerinin iddianamenin adeta her yerinde her sayfasında yer alıyorlar.
Başta saygıdeğer eşleri olmak üzere kayınbiraderi, kızı örgüt yapılanmasında yönetici olarak gösteriliyor. İmar’a ilişkin geçen notların tamamında Günaydın ailesinin konuşmalarının olması kafalarda soru işaretleri bırakıyor. Bu soru işaretlerine rağmen dosyalarda adı geçen şahısların özellikle de konuda fazla etkisi olmayan sadece imza atmak için bulunan kişiler için savcılığın tutuklama talep etmesine karşın, Günaydın ailesine ilişkin ne gözaltı nede tutuklama talebinin olmayışını anlamak çok zor. İddianamenin mahkemece kabulü ile ortadan kalkan gizlilik kararı sayesinde sokakta birinci ana başlık bu oldu. İddianame hemen hemen tüm kesim tarafından biliniyor. Konuşmalarda geçen ise KİPA, ITKM gibi konularda ortaya çıkan iddiaların yenilir yutulur gibi olmayışı. Başkan Günaydın’ın değerli kızları Mimar Zeynep hanımın İmar işlerine bu denli müdahil olması da ortaya çıkan ayrı bir iddia. Buna karşın bu insanların gerek sorgulama tarihleri gerekse mahkemeye tutuklanma talebi ile sevk edilmeyişleri kafalarda ayrı bir soru işareti. Elbette ki yüce adalet suçlu ve suçsuzu ayırt edeceğine inancımız tamdır. Belediye Eski Başkanı Hasan Balaman’ın mahkemeye verdiği dilekçe ise ayrı bir konuyu gündeme taşıyor. Günaydın ve ailesinin belediyede hala çok etkin rol oynadıkları aşikar iken bu insanların yine halen bu görev başında olmaları ilginç. Tabi ki buna da Yargı ve İç İşleri Bakanlığı karar verecektir. İddianamede adı geçen herkes tabi ki dava sonuçlanana kadar suçsuzdur. Çünkü ortaya çıkan şey iddiadır. Davayı açanlar iddialarını savunmakla beraber, suçlananlarda suçsuzluklarını ispatlamakla mükelleftir. Ama ortada bir gerçek var ki bu çarpık ilişkilerin Isparta için bir utanç kaynağı olması. Hemen hemen 1998 yılından buyana siyaseti takip eden bir gazeteci olarak Sayın Günaydın 1999 – 2004 yılları arasında görevde bulunduğu süreyi bilenler, Sayın Ateşgül’ün Belediyede ne derece etkin rol oynadığını da bilirler. Yine aynı dönemde bugünkü gibi kendi partisine mensup Belediye Meclis Üyeleri ile nasıl çetin kavgalar ettiğini bilirler. Hatta bunlar biride bugünün MHP İl Yönetiminde bulunan Sayın İzzettin Dikmen’dir! Şimdiye gelindiğinde ise Isparta hizmet yerine yine kabusa boğulmuştur. İtirazı olan?
Yazdırılabilir Sayfa |
Word'e Aktar |
Tavsiye Et
| Yorum Yaz
|
| ||||||||||||||||||||